Çok uzun zaman oldu sizlere yazmayalı. Sanmayın ki unuttum sizleri. Hayır! Sadece bu şehrin içinde birçok yere bölünmüş olmanın verdiği yorgunluklar zincirine dolanmıştım. Neyse ki şimdi sıyrıldım bunlardan biraz. Ama tüm bu geçen zaman içinde etrafımda olan bitene daha dikkatli ve daha net bakabilme fırsatı buldum. Yaşamanın ne demek olduğunu keşfettim bir yerde sanırım. Şu kaybolmuş insanlara çıkın ve sokakta bir bakın istiyorum. Şehrin karmaşasında nereye gittiğini bilmeyen onlarca insan var. Hepsi bir yerlere yetişmeye çalışıyor da acaba gerçekten o gitmeleri gereken yere gitmek zorundalar mı diye bir sorun aslında onlara. Birbirimize benzeyen yüzleri görmekten sıkılan bir toplumun yarasıyım bende. O hançerle kesilmiş olan bileğime pansuman yapacak bir insan evladı arıyorum. Bana değerimi gösterecek, bana kim olduğumu hatırlatacak, bana tekrar nefes almayı öğretecek birini arıyorum. Bu şehirden hem nefret ediyorum; hem de çok seviyorum. Aslında o biri, şehrin ta kendisi... Sızlan...
Bu sayfada kendinizi evinizde gibi hissedin...