Ana içeriğe atla

Kayıtlar

insanlar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Doğru Koku, Doğru His, Doğru Adres

Sen hiç akan bir yolda yanından geçtiğin onlarca evin penceresine, kaldırımdaki insanlara, hızla seni geçen arabalara dikkatlice baktın mı? Peki her birinin içinde farklı hayatlar olduğunu bilerek, oların yaşamlarını ve anılarını merak ettin mi? Ben ettim; her defasında hem de... Yaşlanan bedenlerimiz çok sayıda yükü taşıyor; ve her geçen gün bunlara yenileri ekleniyor. Belki bazıları biraz daha az, belki de bazıları biraz daha fazla.  Duraklarda bekleyen insanların halleri aslında yaşamdaki hallerimizin yansımaları. Hepimiz kendi istasyonlarımızda belki saatlerce, belki günlerce, belki aylar, belki de yıllarca bekliyoruz. Ve her defasında bir sonraki gelecek olan boş otobüsü doldurmak umuduyla... Sorgulamak zihnindeki yüzlerce düşünceyi belki aralıklarla. Kimilerinde "Exit" yazan yardım paneli olsa da bir çoğu kendi beyazperdende boşlukta kalıyor; ve sen o labirentte peyniri bulmaya çalışan fare gibi koşup duruyorsun. Bir an için dur ve düşün; sakinliğini koru....

Burası Hodri Meydan!

Kelimesini bilmediğin zor cümleler seçiliyor... Etrafında olan biten, yazılan çizilen, söylenen ya da söylenmeyen onlarca cümlenin içinde kaybolmuş bir bedenin parçası gibi savruluyor ruhun oradan oraya. Mesela saat kaç? Şu an kimlerle birliktesin? Bugün ne yaptın kendin için? Peki ya yarın ne yapmayı beklemektesin? Beklemeler... Beklemeler... Beklemeler... Daha ne kadar sürecek bu bilinmezlikler? Sabır küpü olmak gerek sanırım hayatta ya da hayata isyan etmek gerek vakti saati gelince, hiç durmaksızın bir anda. Ben isyanı seçenlerdenim! Ya sen? Bunun neresindesin? Katılırsın ya da katılmazsın yukarıdaki her bir cümleye... Belki karşıttır görüşlerin benimkilerden. Olmasını beklemek saçmalık, hareket lazım diyen bakışlar vardır belki sana doğrulmuş olan. Canı sıkılan beyinler vardır; söz vakti geldiğinde konuşmak istemezler asla. Zorlasan da konuşmazlar... O yüzden boşuna zorlama. Sana yazık çünkü.  Susmak erdemliktir diyenler... Nereye kadar susar çeneler? Nereye kadar susmak bi...

İnsan Olmayı Öğreten Şehir

Çok uzun zaman oldu sizlere yazmayalı. Sanmayın ki unuttum sizleri. Hayır! Sadece bu şehrin içinde birçok yere bölünmüş olmanın verdiği yorgunluklar zincirine dolanmıştım. Neyse ki şimdi sıyrıldım bunlardan biraz. Ama tüm bu geçen zaman içinde etrafımda olan bitene daha dikkatli ve daha net bakabilme fırsatı buldum. Yaşamanın ne demek olduğunu keşfettim bir yerde sanırım. Şu kaybolmuş insanlara çıkın ve sokakta bir bakın istiyorum. Şehrin karmaşasında nereye gittiğini bilmeyen onlarca insan var. Hepsi bir yerlere yetişmeye çalışıyor da acaba gerçekten o gitmeleri gereken yere gitmek zorundalar mı diye bir sorun aslında onlara. Birbirimize benzeyen yüzleri görmekten sıkılan bir toplumun yarasıyım bende. O hançerle kesilmiş olan bileğime pansuman yapacak bir insan evladı arıyorum. Bana değerimi gösterecek, bana kim olduğumu hatırlatacak, bana tekrar nefes almayı öğretecek birini arıyorum. Bu şehirden hem nefret ediyorum; hem de çok seviyorum. Aslında o biri, şehrin ta kendisi... Sızlan...