Ana içeriğe atla

Kayıtlar

susmak etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Tek Bir An

An'dı... Tek bir an. Çekip gitmek için, vazgeçmek için tek bir an. Dönüp arkana bakmadan bulunduğun o kabusun içinden gidip yok olmak için tek bir an gerekliydi. Susmaların ötesinde kalıp bağrışmak bile yetersizdi. Sessizliğin içinde sonsuzluğu yaratabilmekti. An, sadece tek bir an her şey için yeterliydi.  Bir insan her şeyi bilemez değil mi? Her şey için kesin yargılar, sözler kullanamaz. Ama yapılmaz da değil. Söylenir, dilimizden onlarca kelimeler dökülür ortalığa; ve sonra da her şey unutulur. Pişmanlık olur ardından, utanma olur ve en önemlisi de çaresizlik olur. Çünkü laf ağızdan bir kere çıkmıştır ya... Geri dönmek istesen de artık dönemeyecek olursun. Bıraktığın kalp kırıklıkları seni mahkum eder esaretine. Sen ki kendinden çok hiçbir şeyi düşünmeyen iken bir bakmışsın ki aslında bir başına öylece kalakalmışsın. Ve ne yazık ki kimse derdine çare olamaz o saatten sonra.  Şimdi durup bir düşün. Güzel bir geceyi düşün, yanında sevdiğine sarıldığını düşün, koll...

Susmak...

Gözlerim durgundu; sadece bir boşluğa bakmak istiyordu. Sahipsiz kalmış olan ruhunun içinde debelenirken, soyutlanmak istiyordu etrafındaki onlarca ve de yüzlerce yüzden. Sorgulamak istemiyordu hiçbir şeyi. Sadece ıssız yalnızlığında öylece duraklamak istiyordu. Konuşacak belki de en son kişiydi; hayalindeki o insan. Kimileri sessiz kalmayı tercih eder; kimileri de öfkesine yenilir; ve uçar en olmadık ve de olmayacak olan o noktaya doğru. Yanlış gidilen yollar, konuşulan sözcükler, hayatlar belki de sahipsiz öylece kalmalıdır. Bir yerlere ulaşmasını beklemek, olmasını arzu etmek kadar saçma hiçbir şey yoktur. Siz hiç düşünüzde gördünüz mü bazı saçma hikayeler? Ben görüyorum. Görmenin bile bazen hata olduğunu bildiğim inanışların içinde buluyorum kendimi. Varlığım neye hizmet ediyor bilmiyorum; ama suskun kalmayı hiç istemiyorum aslında. Belki de susmak sadece bir olasılıktır. Olamaz mı?