Ana içeriğe atla

Kayıtlar

fırtına etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kelebeğin Kanatlarındaki AŞK

Aşk, küçük bir kelebeğin kanatlarındaydı. Oraya tutunmuş; gökyüzünün ahenginde uçmaktaydı. Kozasından çıkmayı bekleyen bir tırtılın hikayesindeydi. Özgür olmak için; uçmak için; kavuşmak için bekliyordu. Bilmiyordu gerçekte hayatın onun için kısacık olduğunu...  Aşk; küçük bir kelebeğin kanatlarındaydı. Rengarenk pelerinini her çırptığında yarattığı rüzgarın o büyülü etkisinin de farkında değildi. Hayat; kelebek etkisindedir. Rüzgarı o kadar kuvvetlidir ki o küçücük beden kaderi sadece sizin yazdığınızı size öğretir. Aşk; küçük bir kelebeğin kanatlarındaydı. Çin'de bir kelebek, bir çiçeğin üstüne konarken kanat çırptı diye Karayip adalarında fırtına çıkarmış... Çırp o zaman sen de küçük kelebeğim kanatlarını... Bırak fırtınan essin gürlesin... Eğer söylediklerin düşüncelere dönüşecekse, düşüncelerin duygulara dönüşecekse, duyguların davranışa dönüşecekse, davranışların alışkanlıklara dönüşecekse, alışkanlıkların değerlerine dönüşecekse, değerlerin karakterine dönüşeceks...

Hayal Edin!

İnsan... Bir varoluş sebebidir. Tükendiğini sandığında bile yaşamak için mücadele eder. Nefes aldıkça yaşar; yaşamak istedikçe umut eder. Umutlar... Onlar değil midir bizi hayata bağlayan? Puslu gözlerin ardında yaşanan onlarca hayal kırıklığı vardır. Bizi neyin ya da nelerin, hangi olayların ya da insanların üzdüğünü düşünmemiz değildir aslında çözüm. Çözüm; ne istediğimizdir; neyi beklediğimizdir. Ve onun için ne yaptığımızdır. İzin verin kendinize, izin verin size ulaşılmasına... Yüreğinizdeki kopan fırtınalara isyan etmeden onlarla başa çıkmaya çalışın. Bunun için ise önce yüreğinizin sesini dinleyin. Uzanın bir koltuğun köşesine hemen şimdi... Ayaklarınızı uzatın; ellerinizi tam da kalbinizin orta merkezinde üst üste koyun. Ve gözlerinizi yumun. Önce nefes alışınızı duyun. Yavaş yavaş ve derinden... Sonra yüzünüze vuran güneşi düşünün; onun sıcaklığını ve ışıltısını hissedin teninizde. Bir ayçiçek tarlasında adım adım ilerlediğinizi hayal edin. Elleriniz her bir çiçeğ...

İyi Geceler AŞKIM!

Ben bana beni zola sev diyemem… Sözlerimin nereye gideceğini de kestiremem. İçimden geldiği gibi yazmak hep varoldu yüreğimde. Bazen fırtınalara kapılıp, parmaklarım o klavyenin tuşlarında hızlı hızlı aktı gitti. Harfler sözcüklere, sözcükler cümlelere yetişemez oldu. Aynı şu anda ki gibi…  Bunu ne sen bilebilirsin, ne de ben bilebilirim. Gerçek aşkın, gerçek sevginin ne olduğunu yaşayarak öğrenebileceğin doğru kişiyi bulmakla başlar her şey. Belki bunca zaman bulduğunu düşündüğün adam ya da kadın senin sadece hayalindeki o aşkın benzetmesiydi. Betimlemelerin bir yerde hep eksikti; yanlıştı; yalandı. Bunu görmen zamanını çalmana sebepti. Belki 2, belki 3, belki 4 yıl aynı insana inanmaktı senin için AŞK!  Ancak YANLIŞ AŞK' tı bu senin için. Doğruyu görmen onun seni terketmesiyle ya da varolan ilişkinin çıkmaza girmesiyle oluştu. Kimse bana durduk yere şu konuda yaz; bu konuda yaz diyemez. Çünkü yazmak benim için aynı aşık olmak gibi bir eylem. Aşık olmanın zamanını n...

Fırtına Öncesi Sessizlik

Zamansız gelir her şey. Mutluluk yaşamın belki de en değerli ve tek değerli varlığıdır. Dokunmak ister minik yaralarına. Onları iyileştirmek; onlara yeniden hayat vermek ister. Mutluluk, gözlerimizin içinin parlayan yıldızlarıdır. O yıldızlar vardır ki hep bize ilham vermek için etrafımızda dolanırlar. Tabi görmek istersen eğer... İnsanlar güler. Hep gülmeyi arzu eder. Arzulamak gülümsemeyi, ne kadar farklı ve de anlamlı kılar öyle değil mi? Peki neden? Eğer herkes aynı anda güldüğünde bir ortam içinde neden bir ürperti sarar tüm bedeni? Neden bedenler bir anda üşümeye başlar; gülümsemenin sıcaklığındayken? Çünkü herkes aynı anda gülüyorsa eşit ölçüde, bunun arkasından büyük bir trajedi gelecektir diye düşünülür. Çünkü bu gülümseme aslında geçici bir büyük mutluluk anıdır. Esip gürleyecek olan fırtınanın sanki sessiz habercisi gibidir. Sanki büyük trajedi öncesi bir küçük moral ışığıdır; o gülümsemeler. Siz hiç herkes aynı anda güldüğünde korkmamış mısınızdır? Ben korktum... Çok ke...