Ana içeriğe atla

Kayıtlar

ilişki etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

HOLIDATE sizce mantıklı mı?

Yazıma, dün akşam izlediğim “Holidate” filminden yola çıkarak bir şeyler karalamak istediğimi belirterek başlamak istiyorum. Bayram günlerinden nefret eden Sloane ve Jackson’ın hikayesi, ne film izlesem acaba diye Netflix listesindekileri incelerken gözüme çarptı; ve filmin konusu ilk okuduğumda ilginç ve dikkat çekici geldi. İkili, günümüzde yaşanan  (hatta yaşanamayan)  ilişkilerin farklı bir boyuttan bakışını bizlere sunuyordu.  Çevremizde çok sayıda kadın ve erkeğin kaliteli bir ilişki yaşamaktan kaçındığını, vakit bulamadığını ve aslında bunun da hayatlarında bir eksiklik yarattığının farkında olmalarına rağmen halen daha kaçamak davranışlarla yol aldıklarını görebiliyoruz. Temelde ya bağlanma korkusu ya da özgürlüğünün kısıtlanması endişesi ya da zamansızlığın getirdiği bahanelerden ötürü sağlıklı ikili ilişkiler maalesef artık yaşanamıyor. İşin en kötü yanı da bir süre sonra gizli mutsuzluklardan dolayı aslında dırdırlanmaya da başlıyoruz.  Fakat ne var ki çağ...

Elisa'nın Gizli Dünyası - Part 6

Gözlerini araladığında oda ışıkla dolmuştu. Bir an için dün gece yaşananlar aklına geldi.  Ve Elisa yatağından doğrulup, parmak uçlarında yavaşça ilerledi. Salonda hala derin derin uyuyan Paul'e baktı. Dün gecenin bir rüya olmadığından bir kez daha emin oldu. İçi rahatlamışçasına hafifçe tebessüm etti. Ardından mutfağa gitti. Ve ona kahvaltı hazırlamak için evdeki eksiklikleri belirleyip, hemen üstünü değiştirdikten sonra sessizce kapıyı açtı. Paul'ü uyandırmadan markete gidip, gelmesi gerekiyordu.  Domates, salatalık, biraz peynir... Sanırım bu birkaç şey onun için yeterli olabilirdi. Çünkü zaten aslında evde geri kalan her şey vardı. Ama ilk kez Paul'e kahvaltı hazırlayabilecek olmasının heyecanı ile masada eksik bir şey olsun istemiyordu. Hızla eve geri geldi. Kapıyı yine yavaşça açtı; içeri girerken Paul'ün olduğu yerde kıpırdandığını farketti. Hafifçe doğruldu Paul olduğu yerde ve elinde poşetlerle koridorun girişinde durmakta olan Elisa'yı gördü.  Gül...

Elisa'nın Gizli Dünyası - Part 5

Hımmm... "Harika bir duygu bu!" dedi Elisa; odasına vurmuş güneşin o sıcacık varlığını hissederken. Tertemiz havanın, cıvıldayan kuşların ve derinlerden gelen inceden su sesinin eşliğinde tüm dünyaya "Günaydın" diyerek uyandı; çarşamba sabahına. Yepyeni ve harika bir gündü onun için... Bugün Paul ile ilk günüydü Elisa'nın...   Adeta küçük bir kız çocuğu gibi mutluluktan uçuyordu. Yatağından kalkmadan önce tüm bedenini gevşetircesine bir güzel gerindi. Yüzünde muzipçe bir gülümseme vardı. Sonra olduğu yerde doğruldu; ve uyku gözlüğünü komidinin üstüne koydu. Doğruca banyoya doğru ilerledi. Yüzünü yıkadıktan sonra her zamanki gibi dolaptan "bugün ne giysem acaba" diye düşünerek kıyafet seçimini yaptı. Ardından da tekrar ayna karşısına geçip, saçlarına şekil vermeye başladı.  Ve tabi olmazsa olmazı makyajıyla yüzünü renklendirip, uyku modundan çıkmaya çalışarak kendine yardımcı oldu. En sona takı seçimini bırakmıştı. Deri taytının üzerine giydiği...

Elisa'nın Gizli Dünyası - Part 4

( Not: Bu bölümü aşağıdaki parçayı dinlerken okumanız önerilir... ) "Selam :)"  dedi ekranın diğer tarafındaki Paul...  "Naber?"  diye devam etti Elisa...  "İyiyim; senden naber, nasıl keyfin? :)" O gülümsemenin tatlılığı ve Paul'ün verdiği her güzel cevaptaki sıcaklık Elisa'nın içindeki kelebekleri yine dört bir yana savuruyordu. Ve Elisa'nın emin olduğu bir şey daha vardı ki Paul'de de durum aynıydı. Konuşmaları o kadar akıcı ve güzel ilerliyordu ki farkında olmadan bu iki insan birbirini tanımak için birçok konuya daldılar. Mesela Elisa ve Paul konuşmalarında bir ara mutluluğun anlamını ele aldılar. Paul, Elisa'ya  "Hayatta peşinden koşulacak abartıldığı kadar fazla şeyin olduğunu düşünmüyorum"  dedi. Haklıydı; Elisa hayattan çok bir şey istemiyordu; sadece küçücük şeylerden mutlu olmaktı hep hayali. Belli bir yaştan sonra yaşadığı şehrin kuru kalabalığını terkedip kaçmak istiyordu; sahil kıyısındaki küçücük bir...

Elisa'nın Gizli Dünyası - Part 3

Hep bunu yapıyordu Elisa... Nefes almayı çoğu kez unutuyordu. Sonra da içinde daralmalar başlıyordu. Aynı ruhuna çektiği bir nefesi bırakmak istemediği zamanlar gibi... "Elisa" dedi karşıdan ona doğru gelen bir ses... "Oturma koltuğunu biraz daha mı yukarı kaldırman gerekiyor sanki" diye söze devam etti. Elisa öylesine kendi halindeydi ki başını kaldırdığı anda karşısında duran ve daha önce yüzünü görmediği, tanımadığı bu genç adamın ona ismiyle seslenmiş olmasına şaşırmış bir şekilde sadece öylece ona baktı. Neden sonra "Bilmem" diyerek ağzından bir sözcük çıkmasına izin verdi. Kimdi ona ismiyle seslenen bu kişi? Nereden biliyordu adını?  Elisa ikinci kez geldiği spor salonunda dikkatini çekmeye çalışan Paul'ün varlığını ilk kez farketti. Daha önce yüzünü görmediği bu genç adamın gözlerindeki ışıltının ilgisini çekmediğini söylese Elisa, yalan olurdu. Ama yine de kendi eğitmeni Clark dururken, bu yabancının ona bir şeyler söylemesini garips...

Elisa'nın Gizli Dünyası - Part 2

Bir adam... Adı Paul, 30'lu yaşlarına yaklaşan genç bir delikanlı. Bebeksi yüzü ve kusursuz vücuduyla etrafındaki kadınların ilgisini çeken biri. Hayatının ağır yüklerini gözlerinin puslarına yerleştirmiş, o buğulu ifadelerle etrafına bakan bir duygu çukuru... Sırları ve hayata bakışı, onun sessizliğine gömülmüş durumda. O sessizlik ki onun hem sonu hem başlangıcı aslında. Seçimleri onu iyice dibe çekerken, etrafına halinden memnun olmadığını ifade etse de gerçekte yaşantısından memnun olan bir çapkın. Paul; hemen her kadının hayatına girmiş ya da girebilecek olan bir adam. Elisa'nın hayatına da aniden girerek onu asıl etkilediğini gördükçe Paul'ü daha iyi tanıyacaksınız. ******** Paul, Detroit'ten çıkıp kendini Chicago'ya attığında geride her şeyi bırakacağını sanıyordu. Ama öyle olmadı. Yaşadığı dünya onu yine esir almıştı. Paul, anlık zevklerinin kurbanı olmaya devam edecekti. Hayalindeki hayata kavuşması yakın olduğu kadar uzaktı onun için. Çünkü kendi ka...

Elisa'nın Gizli Dünyası - Part 1

Bir kadın... Adı Elisa; 30'lu yaşlarında hala genç, hala enerjisi yüksek ve hala güzelliğini yitirmemiş bir genç kadın. Gözlerindeki ışıltının kaybolmamış olmasını dileyen bir benlik. Ruhu hep özgür, kalbi bir o kadar da yorgun bir kişilik. İçinde hep bir fırtına koparan, onu alıp oradan oraya vuran durdurulamaz bir çılgın. İnatçı ve mazoşist bedeninden yorulmuş bir kişilik aslında Elisa. Onu tanıdıkça belki kendinizden parçalar bularak daha çok seveceksiniz; belki de daha çok nefret edeceksiniz. Seçim sizin? Elisa'nın hayatına hoşgeldiniz!  ******** Güzel bir yazın öğleden sonra saatleriydi. Havada güzel bir doğa kokusu vardı.  Her yer insan doluydu. Havuza girenler, güneşlenenler, su da şakalaşanlar, etraf adeta cıvıl cıvıldı. Hele ki o güneşin parlak dokusu üzerine değdikçe Elisa bedeninin ısındığını farkediyordu; ama ruhundaki soğukluğu hiçbir şey dindirmeye yetmiyordu. Kafasında hep aynı deli sorular vardı. Bir türlü onlardan kurtulamıyordu. Aslında sorularının c...

Bir Gece Ansızın Gelebilirim!

Kapı çalıyor. Tak tak tak... Göz deliğinden bakıyorsunuz; ve "Aman Allah'ım nasıl yani? Onun ne işi var şimdi burada?" paniği başlıyor. Elleriniz titriyor; kalbiniz anlamsız bir şekilde hızlı hızlı atıyor. Neden peki? Çünkü eski sevgiliniz şu an kapınızın tam önünde. Tamam geldi; şu an burada. Ama siz ne yapacaksınız? Nasıl hareket edeceksiniz?  Bana kalsa kapıyı gayet sakin bir şekilde açın. Hiç telaş yapmayın. Hele ki o anlamsız heyecanınızı ona belli etmeyin, göstermeyin. Çünkü uzun bir aradan sonra tekrar karşınıza çıkabilme cesaretini kendinde bulmuş demektir. Bunu ne kadar iyi değerlendirirseniz, o kadar kazançlı çıkarsınız. Kapıyı açtınız; ve gayet sakin bir şekilde küçük bir gülümsemeyle (birazda bu seni tınlamıyorum artık gülümsemesi olmalı) "Merhaba" deyin. Bakın bakalım ne söyleyecek ilk cümlesinde. Neden geldiğini hemen açıklayacak  mı yoksa karşınızda birazcık kıvranacak mı? Eğer kıvranıyorsa pişman olmuş demektir. Ama öylece donuk bir yüzle karşı...

ERKEKLERİ TAVLAMA SANATI

Yazzzz geldi.... Yaşasın aşka ve de güzel günlere yelken açmanın tam vaktidir. Kalbimizin boş olduğu anları çok hoş biriyle doldurmanın işte zamanı. Kumun, güneşin ve denizin tadını çıkartacak tatlı birine mi ihtiyaç var? O halde bunun için yapılması gereken birkaç küçük püf noktasına dikkat etmek gerek. Hadi gelin hep beraber bunları bir inceleyelim. Bazen bilip de gözden kaçırdığımız detaylar olabilir. Aslında çokca duyup, okumuş olabiliriz bunları. Ancak ne varsa her defasında unutup gideriz tüm bu öğrendiklerimizi. Belleğimizin altında kalırlar öylece bu bilgiler. Şimdi ise onları bir kez daha gün yüzüne çıkartmanın tam vaktidir.  Gittiğiniz tatil bölgesinde siz plajda güneşlenirken, birden ışıltısını farkettiğiniz biri gözünüze çarptı. Peki o an ne yapmalısınız? Güneşlenmeye devam mı etmeli yoksa ona küçük bir yeşil ışık mı yakmalısınız? Eğer gerçekten bir hoşlanma kıpırtısı hissediyorsanız o halde durmak gereksiz. Kafanızı bir diğer tarafa çevireceğinize ve onu görmezden ge...