Ana içeriğe atla

Kayıtlar

kalp etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kapat Gözlerini Adamım

Bir gün biri gelip de hayatınızın ona ait olduğu hissini size verirse bir an durun; ve bekleyin. Eğer rüzgarına hızla kapılırsanız savrulabilirsiniz bir sağa bir sola... Eğer savrulmayı göze almışsanız; her türlü sonucu da en baştan kabul etmiş olursunuz. Bu bir seçim... Ve hangisini seçtiğiniz sadece size kalmış... Dünyanın en güzel masallarını okumak gibidir bazen AŞK... Kahramanlarının birbirlerini tesadüfen buldukları ve kaderin onlar için bir süprizinin olduğu gelecek yüzlerce günün habercisidir aslında. Siz bir adım atarsınız; ve o adımların devamını atabilmek için beklemeye başlarsınız. Çünkü attığınız her adım karşılık buluyorsa adımlarınız çoğalır. Çıktığınız yolculuk sizi nereye ulaştıracak bilemezsiniz. Açık adres... Rüzgarında yol almaktır duygularının.  Dünyanın dışına atılmış bir adım gibiydin; işte bu yüzden sen de. Yürürken yağmurunda ıslandığım; sırılsıklam olduğum... Saçlarımdan süzülen damlaların yanaklarımdan akıp, dudaklarımı sıyırıp bana dokunmasıydı ...

Canım Yanıyor

Canım yanıyor. İçimdeki her bir parçanın moleküllere ayrıldığını hissedebiliyorum. Ayrışan tüm parçalar bir daha birleşmek istememecesine uzaklaşıyorlar birbirinden. Nefes dağılıyor. Sonsuzluğa doğru uzanıyor. Damlalar uçsuz bucaksız noktalara ulaşıyor. Canım yanıyor. Anlıyor musun? Hissedebiliyor musun? Yaktığın canın sesini duyabiliyor musun? Onu ezip geçtiğin an ne şekle büründüğünü görebiliyor musun? Dokunabiliyor musun dağıttığın o izlere? Seyretmek zevk veriyor mu sana? Eserinden memnun musun?  Canım yanıyor. Savaş meydanında mücadele eder gibi ruhum. Bırakamıyorum özgürce onu huzura. Topların, tüfeklerin, kılıçların kuşandığı o meydanın tam da ortasında kalmış küçücük bir kız çocuğu gibi titriyor yüreğim. Ne zaman öleceğim diye beklemekten yoruldum. Ya da ne zaman kurtarılacağım diye sorgulamaktan hayatı...  Canım yanıyor. Can yanmasının ne demek olduğunu bilmediğini söyleme sakın. Yalan söyleme artık. Ne dilinde, ne gözlerinde görmek istemiyorum yala...

Duygularının Işığını Yay Çevrene...

Sözsüz geceler vardır bazen. Sadece sarılmanın ve nefes almanın dokusuyla bezenmiştir etrafı. Çözmek istemezsin o aradaki bağları. Dokunuşlar, atan kalpler, hissedilen solumalar, titreyen bedenler… Bir bekleyiş… Sessiz ve derinden. Anı yakalamaya çalışmaktan çok anı oluruna bırakmak. Ama gene de araya kontrol gerektiren birkaç cümleyi yerleştirmek. Beyninin bir yanı sorgularken, diğer yanı kalple kurduğu zincir içinde kendine bir yer bulmaya çalışmakta. Bir insanı öperken, insan neden kendini sorgular sürekli… Derdi nedir bu insanın peki? Asıl istediği nedir?  Bir kişi eğer ne istediğini bilmiyorsa ya da hayat karşısında seçimleriyle başa çıkamıyorsa derdi büyük demektir.  Ve hatta eskiden o çok duyulan iki kelime "Sorun BENDE" yi artık kendi söylemeye başlamışsa çözüm yolu çıkmaza girmiş demektir. Çok mu özgürlüğüme düşkün oldum yoksa? Ne saçmalayıp duruyorum bilmiyorum ki. Birine yakınsan, o birine yakın durmayı tercih ettiysen, götür gittiği yere kadar. Bırak kendini bi...

Karanlıkta bir kalp...

Bir gün yolunu kaybetmiş bir kalp buldum, yolumun üzerinde giderken. Sordum "derdin ne? Nereye gitmekteydin de buraya düştün" . Dedi ki; "başka bir kalbin peşine takılmıştım. Bir anda ortadan kayboldu. Bulunduğum noktanın neresi olduğunu bilmediğim için aniden karanlık dipsiz bir kuyunun içinde buldum kendimi. Yolumu şaşırmış bir haldeyim. Nereye gideceğimi bilmiyordum; çünkü etrafımı aydınlatacak hiç ışığım yoktu" .  Durup düşündüm; nasıl yardımcı olabilirim ona diye. Bu sonu olmayan karanlıktan çıkmasını sağlayabilir miyim diye düşündüm. Ve sordum; "gerçekten aydınlığa çıkmak istiyor musun?" Bir dakika kadar suspus durdu. İçinde hala bir ümit olduğunu buğulu gözlerinden görebiliyordum. Belki diye başlayan bir cümlesi vardı aslında ama sonu yoktu. Sonunu getirebilir miydi kendisi de bilmiyordu. Kararsızlığını farkettiğim vücut dilinden alabiliyordum aslında sorumun cevabını. Ama birden kafasını kaldırdı ve gözlerinde aniden bir kararlılık ışıltısı parla...

Kırık kalbin hikayesi...

Günün birinde kalbin biri yaralı olarak bir savaştan kurtulmuş. Yarini tam bulduğunu sanırken, avuçlarının arasından kayıp gittiğini görmüş. O gün bugündür işte o yaralı kalp, göğsüne saplanan oku, hiç çıkartmayacağına karar vermiş. Ve hikayesi o saatten sonra başlamış... Bu bir kırık kalbin hikayesi... Gözünden hiç yaş damlası eksik olmamış kalbin. Sarılı yarasıyla eksik kaldığını hep bedeninde hissediyormuş. Çünkü kalp tamamlayacağı yolda artık yalnızmış. Ne yapsa da ne etse de hiçbir şeyi geri döndüremezmiş. Aksak ayağıyla yürüdüğü yollarda hep anıları onu takip eder olmuş. Elinde veremediği bir çiçek, yatağının yanında aşkının fotoğrafı ona miras kalmış. Yaralarını sarmak isteyen dostlarını hep tersler olmuş. Sırf bu yüzden de aksi nalet biri olarak anılmaya başlanmış. Onun bu hali dilden dile dolaşır olmuş; ama ona ne ki, bizim yaralı kalbin hiçbir şey umrunda değilmiş. Bir tek o ok, onun tek tesellisiymiş. Çünkü her şey onunla başlamış ve onunla son olmuş.  Kalp, günlerden ...

MELEK ve ŞEYTAN KADINLAR

İşte bu, kadınlar... İki türlü varlıklarız. Melek ve Şeytan kadınlar olmak üzere iki ayrı parçaya ayrılıyoruz. Bir yanımız iyi iken, diğer yanımızla sizi farkedemeden vuruyoruz. Ve siz bazen tehlikenin nereden geleceğini sezemiyorsunuz bile.  Korkutucu mu oldu birden bire üstteki yazı. Korkmayın korkmayın (gülüyorum). Amaç sizi korkutmak değildi. Sadece birazcık bizim değişken halimizi aslında aktarmaktı. Ama kendimi tutamadan böyle bir giriş paragrafıyla karşılamış oldum sizleri. Anlatmak istedğim aslında bizlerin çoğu zaman çift karakterli olduğuydu. Ruh halimiz yaşadığımız durumlara göre farklılık gösteriyor. Tabi bu arada kadın kadının düşmanı da olabiliyor. Bir erkek düşünün. Aklı dışarda olmasa da onun karşısına çıkan başka bir kadın eğer "Şeytan" ise adamın aklını hemen çelebiliyor; birden bire kendine aşık edebiliyor. Diğer kadın elbette ki hiç düşünülmeden saf dışı bırakılıyor. Öteki kadın sırf iyi olduğu için kaybediyor. Hıımm tabi şeytansı karaktere o da bürünmez...