( Not: Bu bölümü aşağıdaki parçayı dinlerken okumanız önerilir... ) "Selam :)" dedi ekranın diğer tarafındaki Paul... "Naber?" diye devam etti Elisa... "İyiyim; senden naber, nasıl keyfin? :)" O gülümsemenin tatlılığı ve Paul'ün verdiği her güzel cevaptaki sıcaklık Elisa'nın içindeki kelebekleri yine dört bir yana savuruyordu. Ve Elisa'nın emin olduğu bir şey daha vardı ki Paul'de de durum aynıydı. Konuşmaları o kadar akıcı ve güzel ilerliyordu ki farkında olmadan bu iki insan birbirini tanımak için birçok konuya daldılar. Mesela Elisa ve Paul konuşmalarında bir ara mutluluğun anlamını ele aldılar. Paul, Elisa'ya "Hayatta peşinden koşulacak abartıldığı kadar fazla şeyin olduğunu düşünmüyorum" dedi. Haklıydı; Elisa hayattan çok bir şey istemiyordu; sadece küçücük şeylerden mutlu olmaktı hep hayali. Belli bir yaştan sonra yaşadığı şehrin kuru kalabalığını terkedip kaçmak istiyordu; sahil kıyısındaki küçücük bir...
Bu sayfada kendinizi evinizde gibi hissedin...