Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Suretler

(NOT: Bu yazıyı aşağıdaki parçayı dinleyerek okumanızı rica ediyorum....) Her şey gibi... Her özel insan gibi... Zaman yine aynı sulardan akmakta... Başınızı çevirdiğinizde gördüğünüz neydi bilmiyorum. Ya da görmek istediğiniz... Sonsuzluğa uzanan bir yol muydu aradığınız; yoksa gelip geçici havai fişeklerden biri miydi yansımalarını sevdiğiniz sahte ışıkların? Canınız hiç yandı mı? Canınızı yakanla hiç yüzleştiniz mi? Sevdiniz mi; çoook hem de çook fazla... Özlediniz mi peki? Özlemin en derin halini içinizde o bilmediğiniz derinliklerde kaybola kaybola çılgınca yaşadınız mı? Attığınız çığlıklar kayboldu mu damarlarınızdan akan kanın içinde... Siz hiç beyninizi uyuşturan bir sevdaya kapıldınız mı? Yakasına yapışıp, "Dur" gitme diyebildiniz mi sevdiğinize? Nedenleriniz mi vardı? Nedensizlikleriniz mi? Siz hangisiydiniz? Hangi bilinmezliktiniz? Hiç çözebildiniz mi kendinizi? Tınısına kapıldığım bir melodi var kulağımda şu an... Ve yüzlerce suret karşımda... Hepsi...

Huzur ve Mutluluk Adına TABLODA…

Evim benim için her şey demektir. Oturduğum koltuğumdan, kahve fincanımı koyduğum sehpaya kadar... Her detayın, her objenin yeri bulunduğum mekana anlam katarken, evimin en sevdiğim donelerinden biri de duvarlarımı süsleyen eşsiz tablolarımdır. Ve eğer tablo seçimlerinde benim gibi zorlanan biriyseniz; işinizi oldukça kolaylaştıracak muhteşem bir siteden sizlere bahsedeceğim.  Duvarlarımı süsleyen duvar kağıtlarım kadar seçmekte oldukça zorlandığım tablolarımı, belki de günlerce aradığımı bilirim. Ta ki http://www.tabloda.com   ile tanışana kadar...  Binlerce seçeneğin bulunduğu Tabloda ’da ister siyah-beyaz manzaralı Kanvas Tabloları seçin; isterseniz de Pop Art, Vintage, Osmanlı ve Hat, Gravür ya da Panorama seçenekleri gibi onlarcasının bulunduğu tablo galerisine göz atın. Zaten mutlaka bu dekoratif görsel şölende emin olun ki kaybolduğunuzu hissedeceksiniz. Çünkü her biri birinden güzel ve kaliteli olan Kanvas Tabloların hepsini almak; hatta evinizin en...

Ah Be Çocuk

Sepserin sular… Sanki büyük bir şelalenin tam da altındasın. Üzerine seni tekrar ferahlayabilmen için yoğun biçimde düşüyorlar. Ve sen ellerinle karışan saçlarını düzeltiyorsun. Bedenin buz gibi suyun güzelliği ile yeniden diriliyor. Hiç olmadığın kadar mutluymuşcasına gülümsüyorsun… Sonra kendini o buz gibi suyun üstüne öylece sırtüstü bırakıyorsun. Suyun ahengini, sesini dinliyorsun. Sana anlattığı küçük hikayeleri duyuyorsun. Bırak kendini çocuk diyor biri sana… Bırak! Rahatla, huzuru hisset. Kocaman bir ormanın içinde kalmış ufacık bir çiçek parçası gibi dalgalan o suyun içinde. Sanki bir salın üstündesin… Güneşi de hisset bedeninde seni ısıtırken, bulutları da seyret onları binbir şekle benzetirken… Nereye götürüyorsa bırak götürsün seni… Sen sadece yaşa! Bazen kaçmak mı istiyorsun? Kaç git o zaman… Ne almak istiyorsan sadece onları al. Mecbur değilsin hiçbir şeye… Bir kağıt, bir kalem mi tek ihtiyacın olan… Al git onları o zaman… Sormaz kimse sana hesap! Sorama...

Bitmeyen Hikaye

Bir kalem alıp yazmak istedim seni satır satır... Her bir parçanı resmetmek istedim. En nihayetinde de sadece bana ait olmanı diledim. Hikayeler... Hep filmlerdeki en güzel, en dramatik, en mutlu sonla biten nice sevdalara karışmıştır. Karışmıştır da biz de hayatın içinde gerçekliğine inanmışızdır. Kimi zaman kendimizi bu minik yalana inandırmış; sonunda da onlarca gözyaşı dökmüşüzdür. Yaralanmaktan korkmak niyedir? Niyedir yaşanmış bunca acı?  Oysa kaçılsaydı sakin küçük bir kasabaya... Minik bir evin, minik bir mutfağında pişseydi ağır ağır aşkın o güzel yemeği... Sonra da doysaydı hem yüreğimiz, hem karnımız, hem de aklımız... Zaman her şeye ilaç olsaydı. Bizi yeniden baştan yaratsaydı. Geçen onlarca boşa zamanı geri verseydi tekrar bize. Olmaz mıydı? "Huzur" dedim sana... İlk ağzımdan çıkan bu oldu. Sonsuz huzurum olsaydın; yetmez miydi sanki bu bize? Not: Akılda sadece güzel günler kalır... Kötü olan her şey zamanla yok olur. En doğrusu da budur ...

Durup düşünürsün sessizce

Durup düşünürsün sessizce... Loş ışığın altında gözlerini kapatarak, hayal ederek. Avuçlarında bir hayali elin sıcaklığını hissederek... Ve sana sıkı sıkı sarılan kolların, başını dayadığın o omzun varlığını bilerek. Durup düşünürsün sessizce... Gecelerin o sonsuz uzantısında havanın ayazını hissederek. İliklerine kadar seni titreten kalbin varlığını özleyerek... Ve sana geldiği o ilk günkü gibi masum, sıcacık, aşkla bakıp gülümseyen gözlerini bilerek. Durup düşünürsün sessizce... Nedenleri ve sonuçları irdeleyerek. Aklından geçen çılgınlıkları tek tek listeleyerek... Kim bilir; kim bilir daha kaç zaman geçeceğini bilerek, suskun olan bu kalbi yeniden dirilterek. Durup düşünürsün sessizce... Bu hikaye yaşansaydı nasıl olurdu diye hayal ederek. Güneşe, hep güneşe doğru koşmanın coşkusunu içimizde hissederek... Bir varmış; bir yokmuş sevdalara bir yenisini daha ekleyerek. Durup düşünürsün sessizce... Gel desem gelse isteyerek. Gel dese gitsem firar ederek... Yorgun b...

Zalimlerin Dünyasına Hoşgeldiniz

Allah iyi insanları hayatınızdan eksik etmesin. Ve kalbine kötülük tohumları ekmiş olanları da sizden olabildiğince uzak kılsın. Hayat çünkü bu... Kötülüğün nereden geleceğini çoğu kez anlamanız mümkün değildir.  Bir bakmışsınız size en uzak kişiden, bir bakmışsınız ki canınız ciğeriniz olan insandan size yönelmiş tüm şeytani oklar. Hep bir kıskançlık, hep bir hazımsızlık sarmış benliğini. En masum olandan bile kıskanır olmuş belki de sizi... Çünkü sizin yüreğinizde sadece sevgi varsa, hele bir de merhamet ve vicdan ile harmanlanmışsa o zaman alacağınız zararlar oldukça fazladır. Affetmek en kıymetli duygu iken bunun değerini bilmeyen insanlar, her defasında hadlerini hep aşarlar. Siz tırmaladıkça sağı solu, önünüzdeki taşlar gittikçe ağırlaşır. Kaldıramazsınız onları... Yolunuzu tıkar; sizi isyana zorlar. Ya vazgeçeceksiniz sevdiklerinizden ya da silahlarınızı kuşanıp aynı zalimlikte saldıracaksınız kötü olanı alt etmek için... Tabi gerçekten istediğiniz bu ise... Hay...

Düşler Vardır

Düşler vardır... Hem de en güzellerinden... Gözlerinizi kapattığınızda yüzünüzde tatlı tebessümler yaratan.  Düşler vardır... İmkansızı size yakınmış gibi hissettiren... Ruhunuzu sakinleştiren, onu zamanla ehlileştiren. Düşler vardır... Nefes almanızı sağlayan... Soluduğunuz havayı size bir başkaymış gibi anımsatan. Düşler vardır... Yarının ne olacağını söylemeyen... Ama isterseniz; hem de çok isterseniz size onu verebilecek olan. Düşler vardır... Gözlerinizin içinde parıldamalar yaratan... Işıltınızı ve enerjinizi dört bir yana salmanızı sağlayan. Düşler vardır... En uzağınızdakini bile sizin düşünüze katan... Sonra da onun düşüne sizi bir şekilde hapseden. Düşler vardır... Bir tek orada sizi özgürleştiren... İçinizden ve aklınızdan geleni dilediğiniz gibi size yaşatan.  Düşler vardır... Acıyı azımsatan... Hüznü, kederi gerinizde bırakmanıza yardım eden.  Düşler vardır... Sustuğunuzda bile konuşan... -ki o düşler siz yaşadıkça hep varolac...